Değerini bilin :)

Published 26.12.2010 by dogan

Hiç kimse bu dünyaya başka bir insanı mutlu etmek için gelmedi :) Değil mi? Öyleyse birisi sizi mutlu etmeye çalışıyorsa... sizin yüzünüzdeki mutluluğu görmeye çalışıyorsa bu bir lütuftur. Bunun değerini bilmenizi tavsiye ediyorum. :) Aslında her zaman yanlızız ama ortada özellikle şahsımın hayal ettiği daimi bir birliktelik tipi var. İki ruhun bir arada olması, tek olması. Meditasyon ve hindu inanışları pek ilgimi çeken konular değiltir ama fikir edinmek için meşhur OSHO'nun kitaplarından birkaç tane okudum. OSHO'nun bahsettiği bir ruhsal uyum durumu var. Dünyada milyarlarca insan var ve eğer ruh eşi diye birşey varsa ki bence var onu bulmak için pratik yaklaşımla ömrünüzün insan sayısını düşününce yetemeyeceğini söylebiliriz :) Bu durumda ruh eşi kavramına tekrar bir göz atmamız gerekmiyor mu sizce?!?! :)

Herkes hayatı kendi bakış açısıyla değerlendiriyor. İki öğrenci sınıfta kalmış birisi hüngür hüngür ağlıyormuş, diğeri de deli gibi seviniyormuş, yerinde duramıyormuş. Öğretmen ağlayana sormuş : "Neden ağlıyorsun?" çocuk cevap vermiş "Babam çok kızacak karnemi görünce" demiş. Hoca çocuğu teselli etmeye çalışıp diğer çocuğa sormuş "Sen niye gülüyosun lan :D" çocuk cevap vermiş "Alt sınıfta aşık olduğum kız var ne güzel onla okuycam" demiş :) Olay aynı ama iki farklı insanda uyandırdığı duygular arasında uçurum var. Sizce de ilginç ve dikkate almaya değmez mi? Hayatı kendi bakış açılarımızla değerlendiriyoruz ama bakış açımız acaba her zaman doğru oluyor mu? :) Eğer üzüntü veya mutluluk, yani bir duygu hissediyorsanız bu kesin ve kesin gerçektir ama bu duygunun sizde oluşmasını sağlayan olay, sizin bu duyugunun oluşması için düşündüğünüz şeyler doğru olmayabilir, olayları kişisel algılamış veya yanlış anlamış olabilirsiniz, bilgi eksikliğiniz olabilir v.b. Umarım anlatmaya çalıştığımı anladınız...

Her zaman aynı şeyleri yaşıyorsanız. Hep hayatınızda hayal kırıklıkları varsa, durup bi düşünmeniz gerekmez mi? :) Hep kötü şeyler sizin başınıza mı geliyor? Einstein'ın çok güzel bir lafı var "Hep aynı şeyi yapıp farklı birşey olmasını beklemek deliliktir" demiş. Harika bi söz bence. Eğer yıllardır aynı şeyleri yapıyorsanız ve bunlar sizde sonuçta hoşunuza gitmeyen aynı duyguları oluşturuyorsa kendinizi değiştirin. Kimse sizi değiştiremez, siz kendiniz isterseniz değişirsiniz. :) Bu fikri bir arkadaşıma söyledim ve o bunu dinleyip geçmek yerine bir anda bazı şeylerin farkına vardı ve şu an hayatındaki değişiklikleri bariz bir şekilde yaşıyor ve çok mutlu. Neden siz de böyle bir sorun yaşıyorsanız bu fikri kullanmayasınız? :)

Ego sizin hayatınızı sürdürmeniz için gerekli bi kavram ama aynı zamanda sizin benliğinizi temsil etmiyor... Ego'nuz kişiliğinizin önüne her geçtiğinde acı çekiyorsunuz, ilk başta güzel bir hissiyat sonrasında pişmanlık ve üzüntü. Ego'nun önüne geçmek gerekmiyor mu sizce de? Bunu başarmanın yolu farkındalıktan geçiyor fikrimce. Özellikle bir konuda doymuş insanlar ego'nun o konuda kendisini ne zaman dürtülediğini hisseden ve bunu kontrol edebilen insanlardır. Farkındalığın bir anda olan birşey olduğunu düşünüyorsanız yine benim fikrime göre yanılıyorsunuz. Birisi gelip size Mozart'ın 9. senfonisini piyanoda çalmanızı istese ve siz çalamazsanız hayata küsermisiniz? Tabiki hayır peki neden? Çünkü piyano çalmak tecrübeyle kazanılan bir iştir. Peki aynı durum farkındalık için? başarı için? mutluluk için? neden olmasın? Bunlar tecrübeyle kazanılan bakış açıları değil mi? :)

Aklıma gelmişken neredeyse 2 yıl önce bu günkü farkındalık seviyesinde olmadığımı düşünüyorum. O zamanlar egoma ve sonuç olarak öfkeme yenik düşüp birçok insana birçok yıkıcı davranış sergiledim. Bugün durum farklı ama hala bazı insanlar aynı durumda olduğumu düşünüyor. Bir arkadaşımla sohbet ediyorduk ve söz bu şekilde düşünen insanların arkadaşıma aktardıkları benim o dönemdeki davranışlarıma geldi. Ben arkadaşıma önyarıgısız bir şekilde söylenenlere aldırmadan benimle iletişim kurmasının büyük bir cesaret örneği olduğunu söyledim ama birden bana hiç ummadığım bir cümle kurdu :) Dedi ki "Sonuçta ben farklı bir insanım, bu birçok şeyi değiştirir." :) Ne harikulade bir söz. Çevrenizdeki herşey her geçen saniye değişiyor buna siz de dahilsiniz. Ramazan bozacıları, çizgi filimler, bilgisayarlar, insanlar, binalar herşey. Tecrübeleriniz değişiyor. Yani ortam değişmiş olabilir, ben değişmiş olabilirim ama bu ne mükemmel bir laftır ki kişinin kendine olan saygısını gösterir :) Bu güne kadar bu örnek kadar kendine saygıyı açıklayan bir olayla karşılaşmadım. Arkadaşım bu sözüyle kendinin sistem, ortam içinde fark yaratan öğe olduğunun gayet farkında olduğunu anlamamı sağladı. Hayran kaldım valla. Self-esteem yani öz saygı için harika bir örnek. :)

Son olarak diyeceğim sizleri seviyorum :) Ne alaka diyeceksiniz çünkü ne yaptık ki bizi seviyosun diyeceksiniz? :) İşte olay burda. Sevgi benim içimden geliyor sizden kaynaklanmıyor :) Bu cümle de sizde ego tepkisine neden olabilir ama hiç alakası olmadığı konusunda sizi temin edebilirim. Olay sadece hayata, insanlara, olaylara çok fazla sevgi göstermem. Sadece budur :) Çevremde hep mucizeler oluyor arkadaşlarım bazen gülüyorlar bazen gıcık oluyorlar :) Starbucks'a gidiyorum bedava chaitealatte içiyorum, telefon faturamı ödemek için gidiyor ödenmiş, çok eski bir arkadaşım 2 yıl önceki borcunu ödüyor, geciktirdiğim trafik sigortamdan faiz alınmıyor, ve daha birçok şey :) Neden bunlar gerçekleşiyor çünkü olaylara hep pozitif yaklaşıyorum, şükrediyorum :) Çok klişe ve klasik bir cevap gelebilir ama ben hayatımda hiçkimseye işe yaramayacağını düşündüğüm ve çalışmayan birşeyi tavsiye etmedim, etmem :) Size söylediğim şey yum yum ayılar gibi hadi sarılalım herkesi sevelim değil tabiki :) Pozitif bakmaya çalışın, olayları değerlendirirken karmaşıklaştırmadan olumlu değerlendirin. Son sözümü yine tekrarlıyorum, sizi seviyorum ve umarım siz de hep sevgiyle kalırsınız :)


QRCode Barkod

Published 3.12.2010 by dogan

[flv:QRCode4.flv]


Akdar ahki Arabi!

Published 16.11.2010 by dogan

Evet son 1 aydır yazı yazmadığımın farkındaydım ama zamanımı çok başka şeylerle değerlendiriyordum ve yazma fırsatı ancak bu zaman nasip oldu :) Son ayda iPhone ve iPad üzerine bir yazılım geliştirdim, arkadaşım Suat'la Vitamin'in Amerika versiyonunun yeni sürümünü hazırladık veee arkadaşım Anas'tan Arapça üzerine ne bilgi varsa yutmaya başladım. Arapça kökeni 3000 yıl öncesine dayanan bir dil. Arap ve Arapça deyince Türk halkından bir çok kişinin aklına eşraf (Beyaz/Renkli veya Siyah renkte giysi) giymiş "Yelleyin bakiiim" diyen filim karakterleri geliyor bence. Çalışma arkadaşım Anas sayesinde gerçeğin bundan çok farklı olduğunu gördüm. Arapça'ya ilginç bir ilgim olduğunu keşfettim ve öğrenmeye başladım :) Toplamda Arapça konuşan çevremde 7-8 kişi var ve aralarında konuştukları şeyleri dinleyerek arapçamı geliştirmeye çalışıyorum.

Arapça'da öğrendiğim üzere çok fazla Slang (Argo) kelime var. Fakat argo derken bunu küfür olarak algılamayın. Formal Arapça olarak bilinen gerçek/kök arapçadaki birçok fiil yerine başka kelimeler kullanılıyor. Mesela gelmek fiilinin kökü "ce". Fakat formal arapçada 2 harften oluşan fiil kökü yok.

Kişi çekimlerine şimdi zaman için örnek vermek istersek:

Ene aci - Ben geliyorum
Ente taci - Sen geliyorsun
Hua yaci - O geliyor (erkek)
Hia taci - O geliyor (kadın)

tahmin edebileceğiniz üzere Hua ve Hia, ingilizcedeki he ve she'ye denk geliyor.


Daha karmaşık bir örnek vermek istersek:

Tathgin darar lit dünya - Smoking harms to all the world. Sigara içmek bütün dünyaya zarar verir.

Şeb innu yesma, yarif. Dinleyen kişi, bilir. Şeb - Kişi, Şebab - Çoğul olarak people'a denk geliyor. innu = tekil kişi için that ve esma dinlemek, arif ise bilmek anlamında. (Şebab kullansaydık innu yerine illi diyecektik. 11.01.2011 güncelleme)

Gelecek zaman için fiil çekimi yerine fiilin şimdiki zaman şekliyle "rah" kullanılıyor. Mesela:

Ene rah arooh li şirke - Ben şirkete gideceğim. rooh - gitmek, şirke - şirket :D ahah

Can yani ebilmek abilmek içinse k d r harfleri kullanılabiliyor. Tanıdık geldi mi bilmiyorum? :D (KaDiR) mesela ene akdar Örnek : isa fi sond fi beyt, ma akdar anom - Eğer evde ses olursa uyuyamıyorum. Ayrıca mümkünat için "mümkün" diyebiliyorsunuz.

Arapçada kadına verilen değerin farklı olduğunu görebilirsiniz. Eğer konuşulan kişi kadınsa -et -ed eki hem fiillere hem de isimlere geliyor.

Arapça konuşan ulusların biribirini anlaması öğrendiğim üzere televizyon aracılığıyla oluyor. Diyeceksiniz ki hepsi Arapça konuşmuyor mu bu insanların, nasıl birbirlerini anlaması nedir yani? :) Durum şu Mısırlılar bildiğimiz kalp'e "elb", filistinliler "kalb", morokkolular "galb" diyor :) Yani ortada büyük bir lehçe problemi var.

Sonuç olarak diyeceğim, Arapça aydınlanma dönemi bitene kadar bilimin de diliydi. Hala da birçok kültür ve zenginliği barındıran bir dil. Öğrendiğim kadarına ve kısmetse öğreneceğim ve kullanacağım kadarı için mutluyum. Sevgiler.

 


Çiziktirmeler :)

Published 6.10.2010 by dogan

Bugün de bu çizimi yaptım. Template'ler üzerine ve çizgi geliştirmeye devam ediyorum. Umarım beğenirsiniz. Sevgiler.


Flamenko Festivali 3.Gün

Published 27.09.2010 by dogan

Bu gün de Festival ÇSM ve ODTÜ Kongre Merkezinde ayrı ayrı devam ediyordu. Bir arkadaşımla ODTÜ'ye gitmeyi seçtim. Gösteri muazzamdı. Patricia Guerrero zaten ünlü ve birçok birinciliği olan bir hatun. Enfesti enfes :) Gösteri tabi canım ,)

[flv:flamenko_2.flv]


Mavi-Siyah Flamenko Topluluğu

Published 24.09.2010 by dogan

Bu akşam çok eski arkadaşım Aylin'le 4. uluslararası Flamenko festivalinin ilk gün etkinliğine katıldık. Gösteriden acaip keyif aldım. Ceyhun Güneş'in bestelerini sergileyen grup yeni albümlerinde çıkaracakları parçalardan örnekler verdiler ve dans gösterisi de muhteşemdi. Çok keyif aldım. Sevgiyle kalın :)


iPhone ve T-SQL ile oynaşmalar

Published 21.09.2010 by dogan

Hafta sonu bir iphone projesi için yakınımdaki kayıtlı işyerlerini sorgulayabilmem gerekiyordu. Ben de oturup MS SQL Server için sadece T-SQL kullanarak bir user-defined function yazdım :) Tüm bu işlemleri veritabanının içinden yapabilmek çok eğlenceli :) Tam bir ego tatmini oldu :)

  

 

CREATE FUNCTION dbo.GetNearStores (
 @Latitude FLOAT,
    @Longitude FLOAT,
    @MaximumDistance FLOAT
)
RETURNS
 @ResultTable table (
  [StoreLocationId] [uniqueidentifier],
        [StoreLocationName] [nvarchar] (50),
  [StoreLocationLatitude] [FLOAT],
        [StoreLocationLongitude] [FLOAT],
  [StoreId] [uniqueidentifier],
        [StoreName] [nvarchar] (1024),
  [StoreShortDescription] [nvarchar] (1024),
        [StoreDescription] [nvarchar] (1024),
  [Distance] [FLOAT]
 )
AS
BEGIN
    DECLARE @StoreLocationId UNIQUEIDENTIFIER
    DECLARE @StoreLocationName NVARCHAR(50)
    DECLARE @StoreLocationLatitude FLOAT
    DECLARE @StoreLocationLongitude FLOAT
    DECLARE @StoreId UNIQUEIDENTIFIER
    DECLARE @StoreName NVARCHAR(1024)
    DECLARE @StoreShortDescription NVARCHAR(1024)
    DECLARE @StoreDescription NVARCHAR(1024)

 DECLARE cur CURSOR
    FOR
    SELECT
    StoreLocationId,
    StoreLocationName,
        StoreLocationLatitude,
        StoreLocationLogitude,
        StoreId,
        StoreName,
        StoreShortDescription,
        StoreDescription
    FROM VWStoreLocations
   
    OPEN cur
   
   
    FETCH NEXT FROM cur
    INTO @StoreLocationId,
      @StoreLocationName,
         @StoreLocationLatitude,
         @StoreLocationLongitude,
         @StoreId,
         @StoreName,
         @StoreShortDescription,
         @StoreDescription

 WHILE @@FETCH_STATUS = 0
    BEGIN
          DECLARE @latitudeA FLOAT
          DECLARE @longitudeA FLOAT
          DECLARE @latitudeB FLOAT
          DECLARE @longitudeB FLOAT
         
          SELECT @latitudeA = @latitude
          SELECT @longitudeA = @longitude
          SELECT @latitudeB = @StoreLocationLatitude;
          SELECT @longitudeB = @StoreLocationLongitude;
         
          DECLARE @pi80 FLOAT
          SELECT @pi80 = PI() / 180
         
          DECLARE @lat1 FLOAT
          SELECT @lat1 = @latitudeA * @pi80

          DECLARE @lng1 FLOAT
          SELECT @lng1 = @longitudeA * @pi80
         
          DECLARE @lat2 FLOAT
          SELECT @lat2 = @latitudeB * @pi80
         
          DECLARE @lng2 FLOAT
          SELECT @lng2 = @longitudeB * @pi80
         
          DECLARE @r FLOAT
          SELECT @r = 6372.797
         
          DECLARE @dlat FLOAT
          SELECT @dlat = @lat2 - @lat1
         
          DECLARE @dlng FLOAT
          SELECT @dlng = @lng2 - @lng1
         
          DECLARE @a FLOAT
          SELECT @a = SIN(@dlat / 2) * SIN(@dlat / 2) + COS(@lat1) * COS(@lat2) * SIN(@dlng / 2) * SIN(@dlng / 2)

          DECLARE @c FLOAT
          SELECT @c = 2 * ATN2(SQRT(@a), SQRT(1 - @a))

          DECLARE @distance FLOAT
          SELECT @distance = @r * @c
         
          IF (@distance < @MaximumDistance)
          BEGIN
     INSERT INTO @ResultTable
             (StoreLocationId,
                 StoreLocationName,
                 StoreLocationLatitude,
                 StoreLocationLongitude,
                 StoreId,
                 StoreName,
                 StoreShortDescription,
                 StoreDescription,
                 Distance)
           VALUES
             (@StoreLocationId,
                 @StoreLocationName,
                 @StoreLocationLatitude,
                 @StoreLocationLongitude,
                 @StoreId,
                 @StoreName,
                 @StoreShortDescription,
                 @StoreDescription,
                 @distance)
          END
         
          FETCH NEXT FROM cur
          INTO @StoreLocationId,
               @StoreLocationName,
               @StoreLocationLatitude,
               @StoreLocationLongitude,
               @StoreId,
               @StoreName,
               @StoreShortDescription,
               @StoreDescription
    END

 CLOSE cur
    DEALLOCATE cur

  RETURN;
END

 

Sunucudan sql cümlesini çekmek için de asenkron güvenli bir yöntem kullanıyorum, 10 saniye timeout süreli bir asenkron bağlantı açıp sorgulamayı GET parametreleriyle yapıyorum ama POST işlemi de veri güvenliği ve diğer bazı sebepler için tabiki de kullanılabilir.

 

 

NSString *myRequestString = @"";

NSData *myRequestData = [ NSData dataWithBytes: [ myRequestString UTF8String ] length: [ myRequestString length ] ];

NSString *url_ = [NSString stringWithFormat:@"%@?op=getstorelocations&dist=%d&lat=%.6f&lon=%.6f", url, distance, lat, lon];

NSMutableURLRequest *request = [[NSMutableURLRequest alloc] initWithURL: [NSURL URLWithString: url_]];

[request setHTTPMethod: @"GET"];

[request setHTTPBody: myRequestData];

[request setTimeoutInterval:10.0];

if ([[NSURLConnection alloc] initWithRequest:request delegate:self])

{

    receivedData = [[NSMutableData data] retain];

}

 

 

Sevgiler.

 

 


MacMini deli fan sorunu

Published 5.09.2010 by dogan

Bir süredir pek yazamadım ama artık yine burdayım. Cuma günü GittiGidiyor'dan bir MacMini 1,1 düşürdüm. En eski intel MacMini'lerden biri. iPhone development için kullanmaya çalıştım fakat içinde MacOS X Tiger vardı. Orjinal MacOS X Leopard cd'leri kurulmadı ve kurulamıyor mesajı verdi. Meğersem elimdeki cd'ler gri renkteymiş ve perakende olan siyah versiyonlarından elde etmem gerekiyormuş. Neyse benim de aklıma daha önce indirdiğim iPortable MacOSX versiyonu geldi. Kurdum ve gayet güzel çalıştı. Bu sefer de ekran kartı görmedi. Genel MacOS update'i yaptım ve kernel orjinale döndü, ekran kartı tanındı. Programlar çalıştığım şirketteki MacMini'mden 3-4 saniye geç açılıyordu. Cihazda zaten hali hazırda 2 GB ram mevcut. O yüzden ben de diski başka daha yeni bir diskle değiştirip denemeyi uygun gördüm. Cihazı açıp güncellemeyi yaptım. Fakat CPU'yu soğutan fan artık deli gibi tam hızda çalışıyor ve çok ses yapıyordu. Biraz araştırmadan sonra sorunun cihazın anakartının ön tarafındaki bir soketten olduğu keşfettim. Küçük yaramaz soket :)

 


Doğru İstersen Olur

Published 22.07.2010 by dogan

Uzun bir süredir hayatımı yaşadığım ve mükemmel sonuçlarını aldığım yaşam tarzını anlatan bir başka kitap okumak gerçekten çok keyif vericiydi :) Sevgili Pierre Franckh okurlarına bilinçaltı kelimesini fazla kullanmadan sözün sihirli birşey olduğunu ve iletişimin dışında da hayatınızı düzenlemek ve istediklerinize ulaşmak için nasıl kullanabileceğinizi güzel yollarla açıklamaya çalışmış. Bir süredir çeşitli arkadaşlarım, onların arkadaşları ve hayatımdaki daha birçok farklı kişi benimle, hissettikleri sıkıntıları, sorunları ve hayattan istedikleri şeyleri nasıl elde edebileceklerini şekillendirmek için sohbet ediyorlar. Malesef çok az insan mutluluk ve sevgi üzerine şeyler anlatıyor. Peki sizce neden bu kadar fazla insan mutsuz veya istediklerine ulaşamamış durumda? Veya hayatta birşeyleri elde etmek ya da istenilen noktaya ulaşmak bu kadar zor mu da bu kadar kişi sıkıntı çekiyor? Bence hayır :) Her türlü konuda "farkındalık"ın anahtar kelime olduğuna inanıyorum. Eğer mutluysanız ve farkındalığınız yüksekse mutluluğunuz katlanır, karar vermeniz gerekiyor ve farkındalığınız yüksekse kararlarınızı daha sakin ve mantıklı bir şekilde telaş etmeden alırsınız. Daha bir çok konuda farkındalığın ekstralarını yazabilirim. Bir çok kişiye aktarmaya çalıştığım ve mucizelerine bizzat tanık olduğum başarı sentezimi bir kez daha sizlere aktarmak istiyorum. İlk olarak kişi "içimde bulunduğum durum, mevki ve duygulardan memnunmuyum?" sorusunu dürüstçe kendine sormalı ve cevap vermeli. Eğer bu soruya cevabınız "Evet" ise ne ala ne güzel sizin adınıza çok mutlu olurum. Eğer "Hayır" 'sa kendinize "Nerde olmak istiyorum, nasıl mutlu olmak istiyorum?" sorularını kendinize sorup yine bu sorulara dürüst cevaplar vermelisiniz. Dikkat ederseniz gidişat gayet basit mantıklı :) Bu ikinci soruya da cevap verdikten sonra üçüncü sorumuz. "Bu isteklerime ulaşmak için ne yapmalıyım?" sorusunu sorup çözümlemenizdir. Bu üç temel soruya dürüst cevaplar verip bu cevapların sonucunda hareket ettiğinizde yaradanın izniyle ki şükür ki inançlı bir insanım :) başaramayacağınız hiçbirşey yok. Kendi kişisel başarılarımı sıralayıp uzun bir liste yapmaya hiç gerek yok. Burda anlatmak istediğim siz ve düşünceleriniz birer enerji emin olun çok değerlisiniz :) Bu sentezi geliştirdiğimde ilk başlarda 3 temel kural vardı. Daha sonra başarı yaklaşımlarından bir kuralı 4. kural olarak bu senteze eklemeyi uygun buldum. Dördüncü kural "Ulaşmak istediğiniz hedef, konum veya duyguya ulaşırken ara basamaklar ve hedef basamağı net bir biçimde belirlemelisiniz." Etrafımızda bir çok insan isteklerine ulaştığı halde ve tam olarak ta istediği şeyler olmasına rağmen mutlu olmuyor. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi hedefine/isteklerine ulaşıp ulaşmadığını net bir şekilde fark edememeleri olduğuna inanıyorum. O yüzden mesela aylık gelirinizin 1000 TL olduğunu düşünelim. Siz bu gelirin 1500 TL'ye çıkmasını istiyorsanız ara basamaklar belirleyip ve son olarak ta 1500 rakamını hedefleyip buna göre hareket eder ve ilk üç sentez maddesini uygularsanız, ara hedeflere her ulaştığınızda haz ve başarı hissiyatı elde etmeniz yüksek ihtimalle muhtemeldir :) Aynı zamanda bu başarı hazları sizi asıl hedefinize ulaşmanız konusunda ivmelendirir. Umarım bu aktardıklarımın size bir katkısı olur. Unutmayın "Başarılı insanlarla hayal perestleri birbirinden ayıran en büyük özellik harekettir." Bir kez daha mevcut farkındalığım için sebep olan herkese şükranlarımı ve yaradana şükürlerimi sunuyorum. Sevgiyle kalın :)

 


Kaygıları Aşmak

Published 5.07.2010 by dogan

Bu kitabı okurken çok keyif almadım. Resmi bir dille genelde bildiğiniz ama unuttuğunuz şeyleri size hatırlatmak amaçlı bir yaklaşım var. Mesela bir anne kızının işten eve dönmesini beklerken kızı geç kalıyor. Anne kızını telefon'la arıyor ve ulaşamıyor çünkü telefon kapalı. Başlıyor meraklanmaya. Anneler tarafından çocuklarına ulaşamayınca kurulan hayal ürünü senaryoları az çok bilirsiniz. Kadın da bu senaryolardan kuruyor. Kızıysa işyerinin asansörünün bozulması nedeniyle mahsur kalıyor ve tamir olana kadar bekliyor. Sonra da sağ sağlim evine gidiyor. Peki evdeki anne niye endişelendi? Gerekli miydi? Doğru bir yaklaşım mı? Kitapta kaygının ne olduğu, neden kaynaklandığı ve bu durumu nasıl çözebileceğiniz, erken karar verme, geç karar verme gibi yaklaşımlar üzerine duruluyor. Bu arada kaygı için toltek bilgeliğinde bir kuralı : "Varsayımda bulunma" kuralını hatırlatmak isterim. Bu kitap sevgili Don Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma kitabındaki 4 maddeden birinin biraz maddenin kendi üzerine durulmuş hali. Ayrıca Banu Gökçül'ün kitabındaki "geneli görebilme ve farkındalık" konuları bu kitapla biraz eşleşiyor. Neticede biraz sıkılarak biraz zevk alarak okuduğum bir kitap. 10 üzerinde 5 veririm. Sevgiyle ve mutlulukla kalın :)